anksiyete bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu

 

Anksiyete, her bireyin hayatı boyunca zaman zaman yaşadığı, normal ve yaygın bir duygu durumudur. Ancak gündelik hayatı negatif etkilemeye başladığında sorun olarak kabul edilmektedir.

Anksiyete bozukluğu teşhisi konulabilmesi için şu ölçütler kullanılabilir:

  • Kişi meslek hayatında güçlük yaşamasına neden oluyor mu
  • Kişinin gününün büyük kısmında aklını meşgul ediyor mu
  • Aile, arkadaş çevresi vb gibi sosyal hayatını negatif etkiliyor mu
  • Kişi kaygı ve korkularını kontrol altında tutabiliyor mu veya kontrol altında tutmakta zorlanıyor mu
  • Bu durum en az 6 aydır devam ediyor mu

            Anksiyete bozukluğu şu şekillerde kendini gösterebilir:

  • Panik bozukluğu ve agorafobi
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Özgül fobiler
  • Sosyal fobi
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Posttravmatik (travma sonrası) stres bozukluğu
  • Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu[4]
  • Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu
  • Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu
  • Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu
  • Başka Türlü Adlandırılamayan Anksiyete Bozukluğu

 

Yaygın Anksiyete Bozukluğu; nedeni henüz kesin olarak bilinmemekle beraber, genetik olarak aktarıldığı görülen bir rahatsızlıktır.

 

Belirtileri, ruhsal ve bedensel belirtiler olarak ikiye ayrılmaktadır. Ruhsal belirtileri; aşırı kaygı, kolay irkilme, kötü haber alacağı beklentisi, konsantrasyon ve dikkatte eksilme, huzursuzluk, nedeni bilinmeyen iç sıkıntısı, kontrolünü kaybetme hissi, çıldırma hissi ve ölüm korkusu olarak sayılabilir.

 

Bedensel belirtileri, otonom sistemde yani kişinin kendi kontrolü dışında işleyen sinir sisteminde olmaktadır. Otonom sinir sisteminin en önemli iki görevi,  kalbimizin sürekli atması, nefes alıp vermemizdir. Yaygın anksiyete bozukluğunun bedensel belirtileri; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, ağızda kuruluk, nefes almada güçlük çekme, göğüste ağrılar, baş ağrısı, baş dönmesi, kaslarda gerilme ve kasılmalar, buna bağlı olarak kaslarda ağrı vb dir.

Tedavisi: Orta derecedeki anksiyete bozukluğunda sadece psikoterapiler de olumlu sonuç verirken, ileri seviyedeki anksiyete bozukluklarında ilaç tedavisi ve destek olarak psikoterapiler kullanılmaktadır. Psikoterapi türlerinden de, davranışçı bilişsel psikoterapi uygulanmalıdır. Tedavi sürecini uzatan en önemli iki etken, hızlı ve doğru teşhisin konulmaması ile ilaç ve psikoterapilerin düzenli bir şekilde uygulanmamasıdır. Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişiler genellikle ilk başvuruyu psikiyatri dışındaki bölümlere yapmaktadır. Bu da tanı sürecini uzatmaktdır.

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir