düğme, dügme, dikis, dikiş,

Basit Çözümün Değeri

Hayatımızda her zaman sorunlar var. Olmamasını istemek de oldukça saçma. Her zaman kolay atlatılabilecek ufak sorunlar değil, bazen büyük sorunlarla da karşılaşacağız. (Bize büyük gelebilir demedim, açık net, büyük sorunlar olabilir.) Genelde bu büyük sorunların çözümleri çok “basit”tir. Basit dediğimde, bayağı anlaşılmasın, karışık olmayan manasında diyorum. Karışık olmayan basit şeyler bulmak hep en zordur, ama o kadar güzel çözümlerdir ki, eskimez, genellenebilir ve uygulaması kolaydır.

Çok günlük bir örnek ile anlatayım. Düğme. Birçok sorunun çözümüdür, oldukça basittir. İsa’dan önce 2000li yıllarda bulunduğu düşünülüyor, yani ortalama 4000 yıldır kullanıyoruz. Sanırım daha çok uzun zamanlar da kullanacağız. Soğuktan donanı da, kolayca kıyafet değiştirmeyi de sağlayan şu çözümün basitliğine bakar mısınız: Fransız ordusu, Napolyon liderliğinde Rusya’ya sefer yaparken binlerce askerini bir rivayete göre kamuflajlarındaki düğmelerin yetersizliğinden kaybetmiştir. Bir Fransız anaokulu şarkısı “hepsi bir düğme yüzünden olup bitti” sözleriyle bu olayı anar. Düğme, insanları kurtardığı gibi, belki de ömrüne zaman bile eklemiştir veya ne bileyim birçok tasarımı, fikri ateşlemiştir. İşte sorunlarınızı düşünürken, düğme ve ilik gibi bir örnek bulunsun aklınızda. Uygulamak kolay olmalı, kalıcı olmalı, mümkün olduğunca detaysız ve sade olmalı.

Şimdi sık rastladığımız bazı sorunlara kolay çözümlerden sıralayayım. Elbette bunlar için desteğe ihtiyacımız olabilir, tamamen kendimize uygulayamıyorsak biraz değiştirebiliriz.

  • Çok şiddetli bir tartışma mı yaşıyoruz, ailemizle, arkadaşımızla her kimle olursa olsun… Küçük, sakin bir açıklama ile mekan değiştirelim. “Şu an sinirliyiz, yanlış bir şey söyleyerek veya yaparak birbirimize zarar vermeyelim, ben biraz yan odaya geçiyorum, sakinleşince konuşuruz” diyelim. (Tabii mümkünse açık havaya çıkmak daha iyi, değilse oda değiştirmek de işe yarayacaktır.)
  • Bir arkadaşımız bize sürekli zarar mı veriyor, iletişimi keselim. Ömrümüz boyunca çok arkadaş edinebiliriz, insanlarla görüşmeyi bırakmaktan korkmayalım. Eğer kendisini düzeltme ümidi görmüyorsak, açıklama yapmamıza bile gerek yok. Görüşmeyi keselim gitsin.
  • Ailemiz ile aynı evde yaşayıp, çok sık tartışıyor muyuz? Çözümü enteresan gelebilir, ama doğru, maddi özgürlüğümüzü kazanalım.
  • Yalnızlık mı hissediyoruz, gerçek anlamda sosyalleşelim. İnternet üzerinden tanıştığımız insanlar yüz yüze tanışmadığımız sürece, isim ve fotoğraftır. Sosyalleşemiyor muyuz, evcil hayvan alabiliriz, barınaklarda ev arkadaşı arayan dostumuz çok.
  • Depresyonda mı hissediyoruz, oyalanmayalım, bir uzmandan destek alalım. Hobi edinelim, kendimizi meşgul tutalım. (Arkadaş önerileri bazen hatalı olabiliyor. Aman dikkat.)
  • Unutamadığımız kötü anılarımız durup durup aklımıza mı geliyor, hiç boşuna unutmaya çalışmayalım, unutacağım diyerek sadece hatırlarız. Kabullenmeye çalışalım. Eğer kendi kendimize yapamıyorsak yine destek alalım. (Arkadaş önerileri hakkında uyarmıştım, yineleyeyim, bazen hatalı olabilir, aman dikkat.)
  • Kaygımız mı yükseliyor, karamsar mı hissediyoruz, hayal kuralım, endişelendiğimiz olaydan bir sonraki aşamayı düşünelim. Mesela, sınava gireceğiz, hazırlandık da, ama sınavı düşünerek kaygımız yükseliyor diyelim. Sınavdan çıkışta ne yapacağımızı düşünelim, bittiğinde ne kadar rahatlayacağımızı hayal edelim.
  • Seviyorsanız gidin konuşun bence. Zaten sevmek değil, duygunun karşılık bulmaması bizim için sorundur. Paylaşmadığımız duyguların karşılığını da bekleyemeyiz.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir