Dil Gelişimi

Dil Gelişimi

 

Aralarında ufak farklılıklar yaşanabilse de, çocuklardaki dil gelişimi kimi ortalama ve standartlara uygun ilerlemektedir. Bu ortalamaları ebeveynlerin de bilmesi, gelişimi gözlemleyebilmek adına önemlidir. Çünkü ortalamalara uygun olmayan bir dil gelişimi, işitme ve başka fiziksel sorunların göstergesi olduğu gibi, zihinsel gelişim için de ipuçları vermektedir.

Piaget’e göre çocuklarda dil gelişimi bilişsel gelişimle paralel ilerlemektedir. Dil gelişimini iki ayrı evrede ele almaktadır. İlk evre olan benmerkezci konuşmadan sosyalleşmiş konuşmaya doğru ilerleyen bu gelişim, bir monologdan diyaloga doğrudur. Çocuğun sosyalleşmiş konuşma evresine ulaşmasıyla, benmerkezci davranışlarında da değişmeler görülmektedir.

 

Benmerkezci konuşma, çocuğun kendi kendisiyle konuşması gibidir. Monolog hali olarak da betimlenebilir. Çocuk bu evrede çevresindekilere bir şey söylese bile dinlenip dinlenmediğini önemsemez. Cevap da beklenilmeyen bu konuşmalar genelde istekler şeklindedir. Piaget okul öncesi çocukların yarısının böyle bir doğaya sahip olduğunu savunmaktadır.

Sosyalleşmiş konuşma, çocuğun çevresindekilerle alış veriş içerisine girdiği dönemle başlar. Çocuk isteklerini söyler, başkalarının isteklerini dinler, istekleri yapılması için kızıp bağırabilir, ağlayabilir. Merak edilen konularda soruların sorulması bu dönemde görülmeye başlanır. Piaget’e göre, dil gelişimi bilişsel gelişim ile birlikte olduğu için, belirli bir bilişsel gelişime ulaşamamış yaştaki çocuklarda sosyalleşmiş konuşma görülmesi olanaksızdır.

Vygotsky, Piaget’in bu kuramına katılmamaktadır. Ona göre benmerkezci konuşmadan sosyalleşmiş konuşmaya geçiş yoktur. Çünkü bebeklik evresinden itibaren insanlarda sosyal düşünce mevcuttur. İnsanda soyut düşüncenin gelişmesiyle birlikte benmerkezci konuşma kaybolmaz, içsel konuşma haline dönüşür.

 

Dil gelişimini zamanlarıyla anlatacak olursak;

 

0-6 hafta ağlama evresi, bebeğin insan sesine tepki verdiği, ihtiyaçları için ağladığı dönemdir.

1 ay ve sonrası, ilerde konuşmanın temelini de oluşturacak seslerin (o,u,e gibi) çıkartıldığı evredir.

4 ay ve sonrası, agulama evresi, ana dile veya evrensel dile uygun olmaksızın hecelerin çıkartıldığı evredir. Sessiz ve sesli harfler bu evrede birlikte kullanılmaya başlanır. Ba-ba, de-de, ma-ma gibi ikili birbirini tekrar eden heceler de görülmektedir.

6 ay ve sonrası, çağıldama/heceleme evresi, kavram gelişimi başlamamış olsa da üç heceli kelimelerin de görülebildiği bu evrede, genelde ba-ba-ba-ba gibi tekrar eden heceler vardır. Ana dilin tonlarına vurgularına benzer sesler çıkartılır, kullanılmayan sesler giderek kaybolur.

8 ay ve sonrası, sosyal hecelemeler ve dil taklitleri başlar.

10-12 ay arası, hecelemelerden gerçek dile geçişlerin gözlendiği evredir.

1 yaş ve sonrası, tek sözcük evresi (morgem), kelime kavramlarının geliştiği dönemdir. Bu dönemde tek kelime ile anlatılmak istenen şeyler vardır. Örneğin “su”, susadım, su istiyorum anlamına gelmektedir.

1,5 yaş ve sonrası, telegrafik konuşma evresi, birden fazla kelimenin bir araya getirilerek konuşmaya başlandığı evredir. Kelimeler arasında bağlaç kullanılmaz. “Anne su” gibidir.

2-3 yaş arası, İlk Gramer Evresi, kelime hazinesi artar. Aşırı veya eksik kurallaştırılmış cümleler bu evrede başlar. Cümlelerde kullanılan kelime sayısı artar, daha uzun cümleler kurulmaya başlanır. Kelimelerin sonuna basit kimi ekler getirilmektedir.

3-6 yaş arası, gramer yapısına uygun sıfat, yüklem, özne gibi öğeleri tam olan  cümleler kurulmaya başlanır.

5-10 yaş arası,  karmaşık gramer yapısını anlamak ve kullanmak bu evrede başlamaktadır.

 

Emre Oğuzcan Özdemir

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir