Ebeveyn ve Ergen İçin Ergenlik Dönemi

Ebeveyn ve Ergen İçin Ergenlik Dönemi

 

Ergenlik Döneminde Benlik Saygısı

Benlik saygısı oluşumu her yaşta devam etmektedir ancak ergenlik döneminde en önemli adımları atılmaktadır. Bedensel, bilişsel ve sosyal değişmelerin yaşandığı bu dönemde, benlik sisteminin tekrar düzenlenmesi, sağlıklı bir benlik saygısı için gereklidir. Aile ve arkadaşlar ile iletişim, fiziksel görünüm, ekonomik şartlar gibi farklı konular benlik saygısının oluşumunu etkilemektedir.

 

Birey beden algısını bu dönemde cinsel çekicilik ve beğenilme üzerine kurmaktadır. Bedeni akranları tarafından beğenilen bir ergen, daha sosyal olacaktır. Bunun için ergenlik çağında spor yapmak, beslenmeye dikkat etmek önemlidir. Ergenlik çağına kadar görülmeyen bedensel değişimler, ergenin kendi bedenine bakışını da etkileyecektir. Örneğin, kilosunu sorun olarak görmeyen bir çocuk için bu ergenlik döneminde asosyallik ve hatta depresyon sebebi bile olabilir. Fiziksel güç, çekicilik, cinsel olgunluk gibi konularda yeterli olduğunu düşünen ergen, benlik saygısını daha güçlü oluşturacaktır.

 

Diğer bir önemli etken de aile ve aile ile ergenin iletişimidir. Ailesi daha ilgili, öz güven aşılayan ergenlerin benlik saygısı diğer ergenlere göre daha güçlü olacaktır. Bilinçli ve görevlerini yerine getiren aile, baskıcı veya umursamaz bir aileden çok daha etkilidir. Ebeveynler çocuklarıyla konuşmalı, fikirlerini almalı, ergenlik sürecindeki değişimleri bilmeli ve ona göre hareket etmelidir.

 

Ait olma, ihtiyaç duyulma, kabul edilme gibi duyguların tatmin edilmesi ergenlik döneminde bir çocuk için oldukça önemlidir. Bu duyguları tatmin edilmeyen ergende öz güven eksikliği, benlik saygısında düşüklük, mutsuzluk gibi sonuçlar gözlemlenmektedir.

 

Günümüzde bir çok sosyal aktivitede bulunabilmek, yeni bilgi ve becerilere sahip olabilmek ekonomik güçle paralel ilerlemektedir. Bunun için ekonomik durumu daha iyi olan ailelerde yetişen insanların daha sosyal, daha donanımlı olduğunu söylememiz mümkündür. Yapılan araştırmaların da gösterdiği üzere, maddi düzeyi daha yüksek olan ebeveynlere sahip ergenlerin benlik saygısı daha güçlü olmaktadır.

  

Ergenlik Döneminde Bilişsel Gelişim

Ergenlik döneminde bilişsel gelişim de fiziksel gelişim gibi hızla devam etmektedir. Düşünme süreci şekil değiştirmiş, geleceğe yönelik ve aynı zamanda soyut konular üzerine yoğunlaşmaya başlamıştır. Kişi bu dönemde din ve ahlak gibi kendine ait değerler edinir. Karmaşık sorunları çözme yeteneği bu dönemde kazanılır. Ergen birey, çıkarımlar yaparak, henüz gerçekleşmemiş olaylar hakkında tahminlerde bulunabilir.

 

Soyut döneme geçiş ergenlikle başladığı için, uzun vadeli planlar yapılmaya başlanır. Bu planlara gerçekçi meslek tercihleri gösterilebilir. Bununla birlikte gelecek kaygısı da ilk ergenlik döneminde görülmektedir. Soyut düşünme yeteneğini kazanan bir ergen, kendi davranışlarını eleştirebilir, değiştirip geliştirebilir. Bu dönemde bu gelişmelerin yaşandığı için, gerek eğitim kurumlarında gerek aile içerisinde gelecek için motive edilmeli, okulda işlenen dersler kadar, ders dışı konularda da kendini geliştirmesine olanak tanınmalıdır.

 

Ergenlik Döneminde Ebeveyn ve Ergenin Sorunları

Bedeni tanıyarak, kişilik ve hayallerin netleştiği bu dönemin kolay geçmesini beklemek yanlış bir beklenti olacaktır. Kişi için zorluklarından bir kaçına değinecek olursak, bir ergen:

  • Vücudunun orantısız gelişme sürecinde olduğu için (örneğin el, ayak, kulak, burun gibi organlar) “sakarlık” diye tabir edilen dengesiz hareketler, çarpmalar, eşyaları elden düşürmeler yaşayan ergen, aynı zamanda kendisini çirkin ve orantısız olarak da görebilir.
  • Gelecek planları gerçekçi hale geldikçe kimi hayal kırıklıkları yaşayabilir. Ayrıca unutmamak lazım, hayalperestlik gerçekçiliğe döndükçe sorumluluk, karamsarlık, yetersizlik gibi duygular oluşabilir.
  • Kendisini diğer insanlarla kıyaslayabilir. Bu kıyasla depresyona sürüklenmesi olasıdır. Onun var benim yok, o yakışıklı/güzel ben çirkin, o sosyal ben değilim gibi durumlar yaşayabilir.
  • Cinsel gelişim ve beğenilme çabası içindedir. Ancak beklentiler her zaman istediği gibi gerçekleşmez, beklentilerin gerçeklerle uymaması mutsuzluk kaynağıdır.

 

Sadece birey için değil, aynı zamanda ebeveyn için de zorlu bir süreçtir. Bir ergenin ailesinin karşılaşabileceği birkaç zorluğa değinecek olursak, bir ergen ailesi:

 

  • Her şeyden önce, çocuğunun mutluluğunu istediği için kaygı duymaktadır. Çocuğu mutsuz olan bir ebeveynin, sağlıklı ruh hallerinde mutlu olması beklenemez.
  • Aile içerisinde kimi çatışmalar olmasından huzursuzluk duyar. Genelde kardeşler veya anne-kız, baba-oğul arasında yaşanan bu çatışmaları hasarsız atlatmak oldukça önemlidir.
  • Çocuğunun gelecekte sorun yaşamasından endişe duyar. Çocuğunun bütün bir ömrünün bu şekilde geçeceğini düşünen ebeveyn, gelecek kaygısı ve endişe içindedir.
  • Bu dönemde çocuğunun kötü alışkanlıklar edinmesinden korkar. Bu yerinde bir düşüncedir, çünkü alkol, sigara ve başka maddelerle en çok bu süreçte tanışılır.

 

Ergenlikte Madde Bağımlılığı

Yetişkinliğe geçiş sürecindeki bireyde hormonal, bilişsel, fiziksel değişiklikler meydana gelmektedir. Bunlarla birlikte (bir kısmı da bunlardan dolayı) psikolojik açıdan zorlu bir dönemdir. Bu süreçte ergen kendini yalnız, anlaşılmayan, önemsenmeyen biri olarak hissedebilir.

Ayrıca gelecekle ilgili planların da bu dönemde yapıldığı için, kaygılı, stresli, umutsuzluğa kapılmış vb olabilir. Uyuşturucu veya bağımlılık yapan maddelere ergenlerin ulaşma nedenlerinden en yaygın olanı, bu süreçte yaşadıkları psikolojik zorluklardır. Ergenlik sürecinde ailenin ve ergenin bir uzman ile görüşerek, kimi sorunları daha kolay atlatması önemlidir.

 

Madde kullanan arkadaşlarıyla da sosyalleşme isteğinden dolayı, bir çok ergenin maddeye yöneldiğini görmekteyiz. Ergen kişi sigara, alkol ve uyuşturucu maddeyi kimi zaman aynı ortamda bulunabilmek için kullanılırken, kimi zamansa bu sağlıksız eğilim akranlarından farklı olmak, “büyük görünmek” gibi manalar taşır. Kişiler bu dönemlerinde, bağımlılık yapan tüm maddelerin sağlığa zararları, uzun vadede kişiden neler götüreceği, aile ve diğer bireylerle iletişimimizi nasıl etkileyeceği gibi konularda bilinçlendirilmelidir.

 

Uyuşturucu veya bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya başlayan kişilerde kimi değişiklikler olmaktadır. Fizyolojik ve davranışlardaki değişimleri kişiyi en iyi tanıyan, en çok zamanı geçiren ve aynı zamanda erişkin olana kadar ondan sorumlu olan aile, herkesten önce fark etmelidir. Bu fark etme ile beraber doğru yönlendirmeli, sorunun çözümü için doğru yaklaşımda bulunmalıdır. Doğru hamleleri yapan bir aile için, öncelikle aile konu hakkında bilinçlendirilmelidir.

 

Ergenlik Döneminde Uzman Desteği

Sorun yaşanmasını beklemeden destek alınması gerekilen bir süreçtir. Ebeveyn ve ergen birbirlerinde kalıcı hasarlar verebilir, duygusal ve hatta bedensel zararları görmeyi beklemeye gerek yoktur. Aradaki sağlıklı iletişimi sağlamak, bu süreci iyi yönetmek, hatta neşeli bir çok yönünü fark etmek her zaman ebeveynin tek başına yapabileceği bir şey değildir. “Biz de ergen olduk, bunları hiç yapmadık” sözünü sıkça duyarsınız, ama şunları unutmamak lazım, bu kişi kaç yılında ergendi, iyi hatırlıyor mu belki zorlu anları onun da olmuştur, belki kendisi için önemsiz ama başkaları için önemli hataları olmuştur. Ömrün her dönemi, her yıl, her kültür, her kişi, her sosyal ekonomik ve sınıf için farklıdır. Hepsini sadece kendi içinde değerlendirebiliriz. Birbirleri ile kıyaslanan iki kişinin, olayın hatta her şeyin birbirine eş olması gerekir. Ebeveynlere verilebilecek en güzel iki tavsiye şunlardır:

1- Ergen çocuğunuzu kimseyle, kendi ergenliğinizle de kıyaslamayın.

2- Çocuğunuzla samimi olabilirsiniz, her şeyi konuşup paylaşabilirsiniz ama, “biz ebeveyn değil, arkadaşız” dememelisiniz, böyle yaklaşmamalısınız. Çocuğunuzun arkadaşları vardır, olacaktır. Ama anne/babası sadece sizsiniz.

 

Emre Oğuzcan Özdemir

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir