Eyvah Korona Ruhuma Bulaştı!

Eyvah Korona Ruhuma Bulaştı!

 

Genel kültürümüzün özelliğidir, hissettiğimizin, yaşadığımızın tam tersi anında önerilir. Ağlayana ağlama, üzülene üzülme deriz. Ben de şimdi tam öyle yapacağım: Sakin olun! (Biliyorum, kimse sakin değil…) Korona ruhumuza falan bulaşmadı, ama davranışlarımızı ve hayatımızı direkt etkiliyor, bedenimize bulaşmasına gerek olmadan hem de. Can kayıpları ve hastalar kadar bizi üzen, canımızı sıkan, mutsuz eden başka şeyler var ve daha olacak. Evden çıkamamak, birçok planımızın ertelenmesi, işlerimizin yarım kalması vb gibi detaylar nüfusun büyük kısmını, amiyane tabiriyle senin benim hayatımızı olumsuz etkiliyor. Peki ya temizlik ve hastalık takıntısı olanlar? Ölüm korkusu olanlar, panik atak ve anksiyetesi olanlar? İşte onlar için şu an durum çok daha zor. Biraz bu sorunları yaşayanları anlamamız, biraz da onları rahatlatmak için birkaç madde yazmak istedim.

  1. Dışarıya mümkün olduğunca çıkmamak, kalabalığa girmemek önemli, ama her dışarıya çıktığımızda virüs bulaşacak diye bir şey yok. Evde çok mu bunaldık, baktık artık evde mi duramıyoruz, kalabalık yerlere gitmesek de, doğal ortamlara gidebiliriz. Hava da güzelse piknik yapılabilir, doğa yürüyüşleri yapılabilir.
  2. Ellerimizi yıkıyorsak, insanlarla bedensel temasa da girmiyorsak, markete, bakkala gitmekte de bir sorun yok, evde aç kalacak değiliz. Kişisel temizliğine dikkat eden, elini sürekli ağzına, gözüne, burnuna götürmeyen insanlar için koronadan korunmak çok kolay. E hepimiz ellerimizi yıkıyoruz değil mi? (Burada bir sessizlik olmasına gerek yok, evet yıkıyoruz, yıkamayanlar da yıkasın lütfen.)
  3. Aç kalmamak için kişi başı bir çuval un stoklamak da doğru değil. Zaten hemen her evde bakliyat, makarna, un, en sağlıklı hazır çorba olan tarhana, birkaç tane konserve bulunur. Yani aslında stoklar sağlam, tekrar toplamaya gerek yok.
  4. Korona çıktığından bu yana olan trafik kazalarına bakalım. Ölüm, yaralanma, kaza sayısı çok çok daha yüksek. Ama hepimiz trafikteyiz buna rağmen. Çünkü bunla yaşamayı öğrendik bir şekilde. Trafik kurallarına dikkat ettiğimiz gibi, koronadan korunma kurallarına da dikkat edersek atlatamayacağımız şey değil.
  5. Panik atağımız veya anksiyete bozukluğumuz mu var (bunun teşhisinin konulmuş olması lazım, kendi kendine bende şu var bu var diyerek olmuyor) haberleri takip edeceğiz elbette ama bizi rahatsız edecek haberleri okumayalım, izlemeyelim. Televizyon yerine internet haberleri bu bakımdan daha kullanışlı.
  6. Bu süreçte misafirliğe gitmeler, insanlarla hastalıkları, virüsleri konuşmak, kısacası sosyalleşmek ve virüsün korkunçluğunu konuşmak yok. Kendi kendimize ve aynı evde yaşadıklarımızla zaman geçireceğiz, dışarı ile zorunlu olmadıkça temas etmezsek, virüsün bize bulaşma imkanı yok. Yani koronadan korunmanın en kolay yolu evde kitap okumak diyebiliriz. Hepimiz bu süreci birkaç kitap okuyarak geçirebiliriz. Hepimiz okuyoruz, kendimizi geliştirmeye sürekli açığız zaten. Değil mi?
  7. Panik bozukluğumuz, takıntılarımız, anksiyetemiz varsa biri bize stresli, gerici, moral bozucu şeyler anlatacak olursa konuyu değiştirin. Merak etmeyin kimse kırılmaz, hatta neşeli şeylerden konuşursanız mutlu bile olurlar.
  8. Karamsarlığa gerek yok. Elbette bu zorlu zamanları atlatacağız. Elimizde depresyon, karamsarlık, mutsuzlukla çıkmak var, o sürede şu kadar kitap okudum, bu kadar film izledim diyerek atlatmak var. Siz bu zamanı değerlendiren taraftan olun, emin olun karlı bile çıkmış olursunuz.
  9. Özellikle temizlik takıntısı olanlar evlerini, kendilerini, hatta evdekileri sık sık temizlemek isteyecek, bu beklenen bir şey. Ama şunu unutmayalım, zaten evdeyseniz fazladan temizlenmenin anlamı yok. Fazla temizlemenin de bir çok zararı var. İnanmayanlar ellerine baksın, gereksiz yere yıkanmaktan, kolonyayla alkolle temizlenmekten kurumuş, teni yaşlanmış görünüyordur. Temizleme isteğinden uzaklaşmak için başka şeylerle ilgilenelim, dikkati başka yere verelim.
  10. Şimdi söyleyeceklerim kendilerini hemen bilecek, tam beni anlatmış diyecek… Korona virüs belirtilerine internetten baktınız mı, kendinizde aradınız mı, hatta kimisi bende var dediniz mi? Tamam, özellikle siz artık bu belirtileri kendinizde aramayın. Çünkü bulmak için bedeniniz kendi kendini yıpratacak. (Belirtilerde öksürük gördükten sonra öksürük tutabilir mesela.)
  11. Unutmayalım, bu süreç geçici! Bundan sonra hayat böyle geçecek değil. Normale döneceğiz. Hepimiz görevlerimizi yaparsak çok daha kısa sürede hem de!

 

Emre Oğuzcan Özdemir

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir