Kamudakariyer Sayfasıyla Yaptığımız Canlı Yayın

Kamudakariyer Sayfasıyla Yaptığımız Röportaj

11.04.2020 tarihinde Kamudakariyer sayfasıyla canlı bir röportaj yaptık. Konumuzun temeli, içinde bulunduğumuz korona ve karantina sürecinde derslerimize, sınavlarımıza odaklanmak ve psikolojimizi güçlü tutmaktı. Canlı yayınımızı da, yayınımızın kimi notlarını da sizlerle paylaşmak istedim.

 

Odaklanmayı artırmak için ne yapabiliriz?

İnsan beyni çoklu görev yani multitasking yapamıyor. Aynı anda 1.5 iş yapabiliyoruz. Odaklanma sorunu genelde bundan kaynaklanıyor. Kitap okuyarak ütü yapmak gibi düşünün, ya kitabı anlamazsınız ve ütüyü yapamazsınız, ya da birini hiç yapamaz, diğerini sorunsuz yaparsınız. Ders çalışırken odaklanamamanın nedenleri de böyle. Dikkat dağıtan etkenler fazla olabilir, telefon, bilgisayar vs gibi veya o an aklınızda başka bir şey vardır. Çözümü de her işi kendi zamanında yapmaya çalışmak. Ders sırasında ders kaynakları haricinde bir şey bulundurmayın, aklınızda da başka şey bulundurmayın. Ya sorunları çözüp derse oturmaya çalışın, ya da “bunu dersten sonra düşüneceğim” diye ertelemeye çalışın. 1.sini yapmak aslında daha zordur.

 

Evden çıkmama ya da çok az çıkma, bir çoğumuzda dengesizlikler yarattı bunun için önerileriniz nedir?

Dışarıya çıkamamak çok negatif bir durum, ama unutmayalım bu hepimiz için geçerli. Yani bizimle beraber sınava girecek kişiler de aynı şeyleri yaşıyor. Dışarıya çıkmanın nefes almak, güneş görmek gibi bir de enerji harcama anlamı var. Evde de enerji harcamaya çalışmalıyız. Normal ev işleri yapıyorum derseniz onlar yetmiyor, spor hareketleri esneme hareketleri yapılabilir. Bir de bu sürecin geçici olduğunu unutmayalım. Süresi belli olmadığı için stres yaratıyor, kalıcı bir sorunmuş gibi algılıyoruz. Geçecek.

 

Kaygı bozuklukları olan kişiler bu günlerde daha çok arttı. Bu durumda neler yapabiliriz? Bu ataklarımızı daha az hasarla nasıl atlatabiliriz?

Kaygı, motivasyonun temel noktası diyebiliriz. Kaygısız bir kişi, sınava motive olamaz, çalışamaz. Kaygı düzeyi yüksek olan kişi de sınavda başarısız olma düşüncesine kapılır, verim alamaz. Sınava girdiğinde elinden kalemi düşürür, titreme, terleme gibi fizyolojik etkiler görünür. Kaygımızı en kolay dengeleme yöntemi, gelecek için hayaller kurmaktır. Yani gelecek düşüncesi bizim için karamsar değil, iyimser olmalı. Hep söylediğim bir şey var bu konuda, geçmişi kabullenelim, çünkü değiştirmemiz veya unutmamız mümkün değil, anı yaşayalım, çünkü elimizdeki tek zaman şu an. Gelecek için de hayal kuralım, çünkü hayaller bizi motive eder, karamsarlık değil.

 

Kendimi herkesten geri kalmış hissediyorum, çalışacak zaman bulamıyorum ne yapmalıyım?

Sınavların hepsi aslında birer yarış. Sıralamanın olduğu her şey gibi. Kendimizi bir parça geride hissetmek aslında ivme kazandırır. Maraton yarışlarında herkesin temposunu arttırmak için tavşan atlet vardır. Tam olarak aynı amaçtadır. Şu yayını izledikten sonra da bir program yaparsak, geç kalınmış değil, yakalamaya çalışırsak olur bence.

 

Enerjimi çok düşük hissediyorum. Ders veya başka bir şey yapmak istemiyorum. Bu sorunu nasıl çözebilirim?

Ders sonlarına ufak birer ödül koyalım. Film dizi izlemek mesela bir tüketim olmasın, ödül olsun. “bu gün derslerimi yaptıktan sonra iki bölüm dizi izleyeceğim” dersek ders için motivasyonumuz da enerjimiz de artar. Ayrıca sabah kalktıktan sonra kahvaltı yapıyorsak yaptıktan sonra derse başlayabiliriz, enerjimizin en yüksek olduğu zamanlar hem, hem de yorulmak için önceliğimizi derse vermiş oluruz. Birçok şey başlamayla alakalıdır. Yapmak istemiyorum deseniz bile başlarsanız devam edebilirsiniz.

 

Psikolojimizin güçlü kalması için evde rutin neler yapmalıyız?

Hareket etmeliyiz, arkadaşlarımızla konuşmalıyız, mümkünse görüntülü sohbet etmeliyiz, bizi üzüp gerecek haberlerden, kişilerden olabildiğinde uzak durmalıyız. Kişisel bakımlarımız çok önemli. Sürekli evdeyiz diye kendimizi, dersimizi, gelişimimizi bırakmak yok yani. Aynen devam.

 

Uyku düzenimiz bozuldu, sabah kalkamıyorum, gün bitmiş oluyor ne yapmalıyız?

Ben bu düzeni bozarım deyip bu geceden itibaren müdahale edelim. Sabah alarm kuralım, o alarmla da kalkalım. Ertelemek yok, 5 dakika daha uyuyayım demek yok. Uyandığınızda uykuyu alamamış olabilirsiniz, ama gece erken yatmanıza neden olur, sonra yine sabah erken kalkmak için de hazırlık olur. Bu alarm ve uyku düzenini hiç aksatmadan devam ettirmek lazım, bir gün fazla uyuyayım deyince olmuyor. Uyanmak için bir nedenimiz olması lazım, normalinde dershaneye gitmek için kalkmamız gereken saat vardı, şimdi yok, kalkamıyoruz. Ama rutin şu saatte ders çalışacağım gibi bir amaç yaratırsak olur bu iş.

 

Ebeveynler ile maalesef çok uzun zamandır bu kadar vakit geçirmiyorduk, ister istemez sorunlar yaşanabiliyor. Bu konuda ne yapmamızı önerirsiniz?

Önce oturup bu durumu konuşmak lazım, ben şu saatler arasında ders çalışacağım, bana dokunmayın demek lazım, tabii sempatik bir dille. Tartışmalar artacak, bu çok normal. Baktınız sinirle yanıt vereceksiniz, oda değiştirin, kendinize yarım saat zaman tanıyın. Sinirle söylenecek bir çok şeyi engellemiş olursunuz. Sinirli hissettiğimizde vücudumuzda bir enerji patlaması oluyor, bir şekilde çıkarmamız gerekiyor, benim önerim, öyle bir sinir anında oda değiştirin, şınav mekik çekin, enerjiyi atın.

Emre Oğuzcan Özdemir

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir