Uzak Dur Benden

Uzak Dur Benden

Sosyal mesafe en az 1 metre, peki psiko sosyal mesafe kaç metre?

Korona virüsün bulaşmaması için sosyal mesafeyi korumalıyız. Tokalaşma, sarılma gibi samimi selamlaşmaları bir süre iptal ettik, olması gereken gibi. Ama zorunlu alışverişimizi yaparken, zorunlu olarak sıra beklerken (bakın, zorunlu diyorum, yoksa zaten evde kalıyoruz, dışarı çıkmıyoruz değil mi?) “sosyal mesafe” dediğimiz kuralı uyguluyoruz. Yakınlaşmanın böyle bir durumda tehlikeli olduğunu biliyoruz. Ama bir de psikolojik boyutu var uzak kalmamızın. Evde, kendimize karantina uygularken psiko sosyal mesafe nasıl olmalı? Birkaç madde

  1. Normalinde birçok insanla yan yana geliyorduk, ama şimdi evdeyiz, bu bizi şu an fark edemesek de negatif etkileyecek. Bu olumsuz etkiden uzak kalmak için temel nokta iletişimi koparmamak. Telefonla konuşmak işe yarayabilir, sosyal medya işe yarayabilir. Detaylarını diğer maddelerde yazıyorum, okumaya devam edelim lütfen.
  2. Evet, telefonla konuşacağız, mesajlaşacağız. Ama nezaket çerçevesinde. “Evde zaten neden açmıyor, neden mesajıma cevap vermiyor” demiyoruz. Birçok insan evden çalışmaya başladı, işteyken nasıl açamadıysa, cevap yazamadıysa aynı sebepten yanıtlayamamış olabilir. Kırılmaya gerek yok. İncinmeyelim, dönecektir, dönmezse de ısrarcı olmayalım.
  3. Sosyal medyayı, interneti kullanırken dikkat ediyoruz. Her içerik naif değil, kimi şeyler bütün keyfimizi kaçırabilir, moralimizi bozabilir. Şu an elimizdeki en değerli şey moralimiz, sahip çıkıyoruz ve bizi üzüp gerecek şeylerden uzak kalıyoruz. (Genelde bizi üzmüş insanlardan uzak kalmak da buna dahil, arayacağımız kişilere de böyle dikkat etmeliyiz.)
  4. Konuşurken görmek çok değerli. Eğer imkanımız varsa rutin gördüğümüz arkadaşlarımız ve akrabalarımızla görüntülü arama yapalım. Ama dikkat etmemiz gereken 2 temel şey var. Birincisi, herkes her zaman müsait olamayabilir, görüntülü aramadan önce mümkünse yazarak “şu saatte görüntülü konuşma yapalım mı? diye soralım. İkincisi, reddedilirsek bunu içselleştirmeyelim. Unutmayın, hayır cevabını almayı göze almayacaksak soru sormazdık.
  5. Görüntülü aramalar bir masada karşılıklı oturmak gibi değildir, saatlerce sürmez. Hatta dakikalarca sürmez. Standart telefon konuşması gibi düşünmeliyiz. Hal hatır sorduk, bir iki espri yaptık, bu kadar sürmeli.
  6. Lütfen evde kalması zorunlu olan 65 yaş üstü tanıdıklarımızı arayalım, onlar bu süreçte çok yalnız hissediyor. Diğer arama kuralları onları ararken de geçerli, unutuyoruz. Bir istekleri var mı diye sorduğumuzda mutlu olacaklar, deneyebiliriz.
  7. Çağımızda bedensel olarak uzaklaşmak, tanıdığımız insanlarla ilişkilerimizi tamamen koparmamızı sağlamıyor. Teknolojiyi sosyalleşmek için de kullanmalıyız. Ne kadar sosyal kalırsak, moralimiz o kadar yüksek olacaktır.
  8. Hayat eve sığar. Ama burada bahsedilen temel ihtiyaçları gidererek, hayatta kalmaksa bu doğru. Sürekli evde kalmanın kimi eksiklikler getirdiğini yaşadık, gördük. Hayat, sadece temel ihtiyaçlarımız değil. Yemek, tuvalet, yıkanma vs haricinde, ev içinde de, dışarıdakilerle sosyalleşmeye çalışalım. Lütfen bu yazıyı okuduktan sonra birkaç mesaj atalım, telefon açalım. Müsait olan tanıdıklarımızla görüntülü konuşma yapalım. İkram sunamadan, kısa süreli misafir kabul etmiş, aynı zamanda misafir olmuş gibi hissedeceğiz… Hadi deneyelim!..

 

Emre Oğuzcan Özdemir

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir