sınav, sinav, test, öss, yks, üniversite

YKS’de Kaçıncısın?

YKS’de Kaçıncısın?

İstediği puanı alanları tebrik ederim, benim yazım daha çok kötü puan alanlara ve ailelerine. Ama sınavı kazandıysanız da okuyabilirsiniz, engel olmayacağım, söz. Madde madde yazacağım, sakin sakin okuyalım lütfen.

  • Her şeyden önce, bu sınav zekayı ölçmüyor. Sade ve sadece hazır mısınız onu ölçüyor.
  • Hazır mıyız değil miyiz kısmı sadece ders konularını öğrenmek, ders çalışmak değil.
    • Bol sınav provası yapmak, ki herkes için eşit prova doğru değil. Sınav yeteneği bir ölçüde böyle kazanılabilir, bir de sınav korkusunu yenmek için duyarsızlaşmayı biraz böyle sağlıyoruz.
    • Psikolojik olarak hazır mıyız? İşte bu kısmı biraz meşakkatli. Özgüven yüksek olmalı, kaygı düzeyimiz istenilen ölçülerde olmalı, hormonlarımız (mutluluk hormonu vs gibi) dengeli olmalı. Bunlar için bir uzmandan destek almak gerekebilir. Herkes her sorunu tek başına çözecek diye bir şey yok. Kaldı ki, bir yükü paylaşmak hem işimizi kolaylaştırır hem de katlanılabilir hale getirir. Bir çok danışanım sınava girdiğinde bildiklerini unuttuklarından bahsediyorken, şimdi üniversite öğrencisi, hem de istedikleri bölümde.
  • Üzülerek söylüyorum, bu bir yarış. Değil diyenlere inanmayın. Bazen gözümüzün korkmaması için gerçeği gizliyorlar. Aslında bilmek, korkuyu yenmenin büyük bir adımıdır. Ama sportmence olması gereken bir yarış, yani rakibe çelme takıp düşürmek yok. O konuda rahat olabilirsiniz. Yarış olduğu için puan değil, sıralama çok önemli oluyor. Mesela bakın bu sene genelde “kolaydı ya, iyi geçti” dedik, ama sıralama çok şaşırtıcı oldu. Rakip sayısı da öyle her sınava giren değil, sadece sizinle aynı şartlara sahip olabilenler rakibiniz, aslında sayı çok az.
  • Puanı veya sıralamayı sınava giren yakın arkadaşlar birbirine sorabilir, ama aileler birbirine veya sınava giren başka birine sorması pek hoş değil. Ama baktık çok neşeliler, mutlulukları artsın diye sorup tebrik edebiliriz. (Ebeveynler, ev arkadaşları, ailedekiler tabii ki bilecek.)
  • Sınav sadece ömrümüzde bir gün, evet sonrasını komple değiştirebiliyor, ama sadece 1 kere girme hakkın var da demiyorlar, tekrar hazırlanıp girebiliyoruz.
  • Hayatımızı sınavdan ibaret bir hale getirmeye gerek yok, dolayısıyla sınav sonucu kötüyse hayatımız bitmiş gibi düşünmeyelim.
  • Şu an planladığımız tatil varsa yapalım, dinleneceksek dinlenelim. Zamanı geldiğinde çalışalım, şu an geleceğin kaygısı veya geçmişte kalan kötü sonuçlu sınavla rezil olmasın.
  • Sınav çıkışında dağıtılan dersane broşürü gibi moral bozabilir kimi insanlar, onlar hep var, hep olacaklar. Mesele sağlam durmak, her üzenle üzülmemek, bir olmamak.
  • Bu sınav sadece sınava giren kişinin sorumluluğunda. Yani YKS sıralamasından dolayı ele aleme “mahçup” hisseden ebeveynler hata yapıyor. Zaten kimse mahcup hissetmesin, sadece puanın sahibi bir açıklamaya veya eklemeye ihtiyacı duyulabilir “seneye daha iyi puan alacağım” gibi.
  • Emeklerim çöpe gitti düşüncesine de gerek yok, edindiğimiz bir sürü bilgi, tecrübe vs hala bizimle.
  • Geçmişi değiştirmek mümkün değil. Keşke olsa. Anı yaşamak, geleceği şekillendirmek elimizde. Sınav bitti. Hatta okundu, sonuçlar açıklandı. Değiştiremeyiz. Ah, tüh, keşke demeyelim, “bir dahakine” diyelim, “bu sefer”, “bu sene”, “artık” diyelim.
  • Kimse bizi üniversite sıralamamıza göre değerlendirmeyecek hayatta. Daha başka şeylerle değerlendirecekler. Kötü puan aldıysak insanların gözünde yetersiz veya kötü olmayacağız. Belki ebeveynler biraz kırıcı olabilir, o da o anın yarattığı üzüntüyle ilgili. İnsanlar üzüldüğünde kızgın hareketler gösterebilir.

Emre Oğuzcan Özdemir

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir